AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 American McGee's Alice

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
FuRKann
9.Seviye Üye
9.Seviye Üye
avatar

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 349
Kent Puanı Kent Puanı : 33038080
Rep puanı Rep puanı : 90
Rep Gücü Rep Gücü :
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 09/09/10





MesajKonu: American McGee's Alice   C.tesi Eyl. 11, 2010 2:44 pm


American McGee's Alice
KATEGORİ : Action/Adventure
ÜRETİCİ FİRMA : Rogue Entertainment
YAYINCI FİRMA : Electronic Arts
OYUNUN SİTESİ : alice.ea.com
SİSTEM GEREKSİNİMLERİ : PII 400, 64 MB RAM, 16 MB’lık 3D ekran kartı, 580 MB hard disk alanı
YAZAR : Emre TUNÇALP
YAYIN TARİHİ : 13.2.2001

Devamı: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]



Eminim herkes çocukluğunda Alice’in Harikalar Diyarı’nda geçen hikayesini okumuştur. Okumasanız bile mutlaka çizgi filmini ya da hikayesini şöyle ya da böyle duymuşsunuzdur. İşte oyunumuzun kahramanı yine Alice, fakat bu sefer birçok şey “hissedilebilir ölçüde” değişiklik göstermiş bir halde karşımıza çıkıyor.

Bütün olaylar Harikalar Diyarı’ndaki maceralarını bitirmiş Alice, yatağında mutlu bir şekilde uyurken, sakar kedisinin gaz lambasını düşürüp büyük çapta bir yangına sebep olmasıyla başlıyor. Kül olan evden zorlukla kaçan Alice, anne ve babasının gözleri önünde yanmalarını izlemek zorunda kaldığı için “psikolojik bakımdan yardıma ihtiyaç duyar” ve bir akıl hastanesine yatırılır.

Öykümüz yine bir gece yarısı şekilleniyor: Hastanede kalan Alice bir gece –her zamanki gibi- oyuncak tavşanı elinde uyurken, tavşanı canlanır ve ona Harikalar Diyarı’nda ona ihtiyaç olduğunu söyler.

Bir çeşit boyut kapısından geçen Alice kendisini Harikalar Diyarı’nda bulur. Fakat artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. (Zaten artık Alice de eski sevimli küçük kız olmaktan çıkmış eline bıçağı aldı mı gözünü kırpmadan düşman doğrayan bir genç haline gelmiştir.) Harikalar Diyarı artık insanların neşeyle gezdiği bir yer değil, herkesin kötü kalpli kraliçe tarafından esir olarak sürgün hayatı yaşadığı bir yer haline gelmiştir. Tüm Harikalar Diyarı sakinlerinin tek umudu ise Alice’tir. Onun uzun süredir bekledikleri, kupa kraliçeyi alt edecek “kahraman” olduğunu düşünmeleri ise oyunun bazı bölümlerinde Alice’in başını oldukça ağrıtacak.

İşte oyunumuzun hikayesi böyle... Etkileyici değil mi? Bu kadar masal kısmı yeter sanırım gelelim daha teknik bilgilere.

American McGee’s Alice daha yüklenirken farklı bir oyun olduğunu belli ediyor. Özellikle ana menüsü oldukça sade olmasına rağmen (hatta menü bana Sanitarium’un menüsünü hatırlattı, oynayanlar hatırlayacaklardır) Quake III motorunu kullanan oyunun grafiklerinda ise tam bir cümbüş havası hakim: Rengarenk mekanlar, ters yöne dönen saatler, uçan kitaplar, zaman boşlukları ve bol bol hayal gücü! Fakat tüm bunlara rağmen oyuna çocuk oyunu demek çok büyük bir hata olur. Özellikle oyunun Chris Vrenna tarafından hazırlanan müzikleri sizi sadece havaya sokmakla bazı zamanlarda sizi korkutmaya ve hatta sinir sisteminizi ciddi bir biçimde zorlamaya başlıyor. (Tekrarlayan melodiler, ağlayan çocuk, gülen insan sesleri...)

Grafik motorunun getirdiği nimetleri sonuna kadar kullanan oyun zavallı bilgisayarlarımızın ekran kartlarını ve işlemcilerini ise adeta emerek kullanıyor. (Aynı Hitman gibi) Özellikle benim gibi öğrenciyseniz, büyük tasarruflar sonucu aldığınız ekran kartınızın oyunun bazı bölümlerinde tutukluk yapması içinizin garip bir hüzünle dolmasına sebep olacaktır. Bu arada eğer Matrox marka ekran kartına oyunu yükledikten sonra oyunun Matrox ekran kartları için hazırlanmış özel yamasını indirmenizi öneririm. Böylece oyunun bazı bölümlerindeki yavaşlamalardan kurtulacaksanız.

Devamı: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Oyuna başladığınızda ekranın iki kenarında iki tür göreceksiniz: biri mavi, biri kırmızı. Bu tüplerden kırmızı olanı –herkesin tahmin edebildiği gibi- canınızı mavi olan ise bir nevi mana.(cephane olarak da düşünebilirsiniz ) İleriki bölümlerde elde edeceğiniz kart tarzı silahları kullanabileceğiniz miktarı buradan belirliyorsunuz. Silahlardan konu açılmışken oyunda gerçekten çok ilginç silahlar var. Şimdi burada hepsini söyleyip zevkinizi kaçırmak istemem ama fırlatabileceğiniz sivri uçlu iskambil kartları ya da şeytan zarı desem oyunun her tarafına sıçrayan üstün hayal gücünün silahlara da yansıdığını rahatlıkla anlayabilirsiniz sanırım. Düşmanlarınızın öldükten hemen sonra bıraktıkları kırmızı tüpler ise hem canınızı hem de mavi iksiri dolduruyor. Oyun bu bakımdan biraz abartılmış diyebilirim; şöyle ki –easy seviyesi için- her öldürdüğünüz düşmandan bu can tüpleri çıkması çoğu zaman tüpün orada kalmasına ve hiç işe yaramamasına neden oluyor. Bu da oyunu gereksiz bir şekilde kolaylaştırıyor.

Kontroller konusunda da bir problem yaşayacağınızı sanmıyorum. Aynı Quake III’de olduğu gibi detaylı bir Controls bölümü oyunda mevcut. Yanda ismi yazan hareketleri, sağda aynada Alice uyguladığı için İngilizce’si yeterli olmayanların bile kolayca tuşlarını ayarlamaları mümkün. İngilizce’si olmayanlar demişken, oyunun türü her ne kadar action olsa da oyunda sık sık karşınıza adventure öğeleri de çıkıyor. Bulmacaların pek zor olmaması ise oyunun adventuredan çok action tarzına kaydığının en büyük kanıtı. Zaten oyun boyunca size verilen görevlerde istenen nesneler ya da yapmanız gerekenler dümdüz ilerleseniz bile sizi bir şekilde buluyor. İşte bu sebeplerden dolayı, oyunu oynamak için İngilizce’nizin çok iyi olması gerekmiyor diye düşünüyorum. Sadece oyunu ilk oynadığınızda “karizmatik kedinin” (Cheshire Cat) size verdiği ipuçlarını kaçırırsanız biraz zorluk yaşayabilirsiniz, o kadar... (Fakat sonuçta bu oyunun bir first person shooter olmadığını da unutmayın)

Gelelim oyunun kötü yanlarına: Öncelikle yukarıda da belirttiğim gibi oyun çok yüksek konfigürasyon istiyor. 128 MB RAM önerilirken, 64 MB RAM’in altına sahipseniz oyunun yanına bile yaklaşmayın derim, başağrısından başka hiçbir anısı olmaz hayatınızda. Bunun dışında adventure ve action türleri arasında bocalaması da yine oyuna eksi puan getiren unsurlardan biri. Her ne kadar kamera açıları bazen size sorun çıkarsa da genelde güzel bir açı sağlıyorlar.

Oyunun resmi web sitesi [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] seçilebilecek diller arasında Türkçe de var! Belki de bir ilk olan siteye mutlaka uğramanızı öneririm. (En azından artık –biraz geç de olsa- millet olarak ciddiye alındığımızı görmek sevindirici...)

Sonuç olarak oyunu değerlendirmek gerekirse; etkileyici ses ve müziklere sahip, uçuk ve sıradışı bir fikirden etkilenerek yapılan güzel bir oyun demek en doğrusu olur sanırım. Ancak size zevkli birkaç saat geçirtebilecek bu oyunun çok uzun ömürlü olabileceğini sanmıyorum. Eğer sıkı bir oyuncu değilseniz 1 ya da maksimum 2 hafta sonra oyundan sıkılmanız olası. Bunun sebebi de belirli bir seviyeye geldiğinizde oyunun tekrarlardan ibaret olduğunu görmeniz ve ister istemez keşke biraz daha uğraşılsaymış demeniz. (Fakat oyunun, özellikle müzik ve grafiklerin, beni oldukça etkilediğini söylemeden geçemeyeceğim)

Devamı: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]








Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.facebook.com/OmerFurkanTASCI
 
American McGee's Alice
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Oyun Dünyası ::   :: Oyun Tanıtımları-
Buraya geçin: