AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Aliens vs. Predator

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
FuRKann
9.Seviye Üye
9.Seviye Üye
avatar

<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 349
Kent Puanı Kent Puanı : 33038080
Rep puanı Rep puanı : 90
Rep Gücü Rep Gücü :
Kayıt tarihi Kayıt tarihi : 09/09/10





MesajKonu: Aliens vs. Predator   Cuma Eyl. 10, 2010 8:11 pm

Aliens vs. Predator
KATEGORİ : FPS
ÜRETİCİ FİRMA : Rebellion
YAYINCI FİRMA : SEGA
OYUNUN SİTESİ : [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
HANGİ OYUNA BENZİYOR? : Aliens Versus Predator, Left 4 Dead 2
SİSTEM GEREKSİNİMLERİ : Windows 7/ XP/Vista, 3.2 GHz Intel Pentium 4 / Athlon 64 3000+, NVIDIA 6600 / ATI X1600, 1 GB System RAM (XP)/ 2 GB System RAM (Vista)
YAZAR : Onur Tufan
YAYIN TARİHİ : 21.2.2010

Devamı: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Aliens vs. Predator'a (kısaca AvP) baktığımızda aslında ilk anda birçok aksilik olabileceğini görüyoruz. Oyun sinema tarihinin iki sevilen ismini bir araya getirmesinin yanında, oyunculara birbirinden farklı 3 senaryo modu ve 3 farklı oynanabilir karakter sunuyor. Aliens vs. Predator'ın üzerindeki beklentilerden ve oyuna eklenen yenilikçi online modundan bahsetmiyorum bile. Neyse ki oyunun geliştiricisi Rebellion'ın Alien, Predator ve Marine üçlüsüne karşı pek yabancılığı yok. Onların evrenin en öldürücü yaşam formları ile mazisi 1994'e kadar uzanıyor. İlk AvP oyunu o yıllarda Jaguar konsolu için yayınlanmıştı. Bu oyunu ardından iki PC yapımı takip etti. En son 2001 yılında yayınlanan AvP 2 ve onun ardından yayınlanan AvP 2: Primal Hunt eklenti paketinden sonra PC dünyası seriyle ilgili derin bir sessizliğe gömülmüştü. Ancak yaklaşık 2 yıl önce yapılan bir duyuruyla AvP’nin geri döneceği haberi bizlere söylenmişti ve sonunda merakla beklenen yeni AvP oyunu yayınlandı.

AvP’de kendinden önceki AvP oyunları gibi yine 3 ayrı ırkı kontrol ediyoruz. Sanırım şu aşama da bundan habersiz olan yoktur. Ancak şunu söylemek istiyorum, eğer insan değil de diğer iki ırktan birini seçerseniz başlarda kontrollere tam olarak alışmakta zorlanacaksınızdır. Bu yüzden ilk olarak Marine senaryosuna bir göz atmanızı öneririm. Bu senaryo düz bir ilerleyişe sahip ve bu sayede içinde bulunduğunuz dünyayı çok iyi tanımanızı sağlayacaktır. Fakat şu da ayrı bir gerçek ki, diğer iki senaryoyla kıyaslandığında Marine oyunun en sıkıcı senaryo modu. Türe yenilik olarak bir şey katmıyor ve klasik bir FPS görünümü veriyor. Bunun yanında nedense sürekli olarak oynadığınız bölümler gece, yer altı ya da çok az bir ışıkla desteklenen odalardan ibaret. Sanırım Rebellion bu şekilde oyuncular üzerinde bir gerilim yaratmayı hedeflemiş ve bunda da başarılı olmuş, ancak bazen gereksiz gerilim ve mekan tasarımlarının benzerliği canınızı sıkabiliyor.

Peki Marine senaryosunda hiç mi yenilik yok? Elbette var, gerçi Alien filmiyle meşhur olan hareket algılayıcı sensörü ne kadar yenilikten sayarsanız. Bu cihazımız sayesinde önceden düşmanlarımızın konumlarını saptayarak (tabi belli bir alan içerisindeki düşmanlarımızın) ona göre hareket ediyoruz. Bunun dışında Pulse Rifle ya da Flame Thrower gibi etkin silahları da saymazsak, Marine senaryosunun ilgi çekici bir yönü olduğunu söylemek güç. Ancak survivor türünde bir oyun oynamak istiyorsanız, bu senaryo modunu deneyin derim.

Oyunun Alien senaryosunda “Number Six”i yönetiyoruz. Number Six ile düşmanlarımızı öldürmek için çok fazla seçeneğe sahip değiliz ancak hareket yeteneği açısından onun diğer iki rakibine kıyasla açık ara önde olduğu da bir gerçek. Zaten öyle de olmalıydı. Çünkü Alienlar hareket yetenekleri ve sinsilikleri sayesinde hayatta kalabilen canlılardır ve Rebellion Alien kontrollerinde bunu bize çok iyi bir şekilde yansıtıyor.

Alienlar katıksız doğanın sembolleri olarak filmlerde bize yansıtılmıştı. Predatorlar gibi gelişmiş bir teknolojiye ya da İnsanoğlu gibi ağır silahlara sahip değildiler. Bir Alien’ın 3 silahı vardı; pençeleri, dişleri ve kuyruğu. AvP’de de bu gerçek değişmiyor. Yani Alien olarak düşmanlarımızın işini fiziksel güç kullanarak bitirmek zorundayız, ancak bu durumun Alien senaryosu üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını belirtmek isterim. Elimizdeki sınırlı saldırı olanaklarına rağmen Alien senaryosu bizlere oldukça çeşitli saldırı imkanları sunuyor. Number Six’i yönetirken aklınızda bulunması gereken en önemli şey karanlığın, sizin bir numaralı dostunuz olduğu gerçeği. Ağır silahlı bir grup askere doğrudan saldırmaya kalkarsanız çok çabuk işiniz bitecektir. Bu durum Predator için de geçerli. Bunun için doğanın size bahşettiği güçlerden sonuna kadar faydalanmanız gerekli. Bu güçler nedir? Hızınız ve hemen her yüzeyde hareket edebilme yeteneğiniz. Örneğin aydınlık bir odada bir grup askerle karşılaştınız. Tavanda veya değişik yüzeylerde hareket ederek çevredeki ampulleri kırın, ta ki bulunduğunuz ortam tamamen karanlığa gömülene kadar. Ardından özel görüşünüzü aktive ederek karanlıkta kalmış askerleri tek tek avlayabilirsiniz. Karşınıza yok edemeyeceğiniz bir düşman çıktığındaysa (varsa şayet öyle bir düşman) hızınızı kullanarak o yerden kolaylıkla uzaklaşabilirsiniz.

Devamı: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]



Geldik benim ve birçok kişinin de favorisi olan Predator senaryosuna. Bu senaryo modunun temelinde tıpkı Alien’da olduğu gibi gizlilik yatıyor. Yani düşmanlarınıza gizlice yaklaşıp onların işini bitirmek sık sık yapacağınız şey olacak. Ancak Predatorlar’da bu işlemleri gerçekleştirmek oldukça kolay, çünkü Alienlar’ın aksine bu ırk gelişmiş bir teknolojiye sahip ve Rebellion’da bu teknolojiyi sonuna kadar kullanmamıza olanak tanıyor.

Gayet iyi biliyoruz ki Pradatorlar görünmezlik teknolojisine de sahipler ve gerçekten bu durum avlanmamız esnasında işlerimizi gayet kolaylaştırıyor. Görünmez olun, düşmanınıza hafifçe yaklaşın ve işini kolayca bitirin. Tabi işler benim buraya yazdığım kadar kolay olmuyor, bazen aksilikler çıkabiliyor ama görünmezlik özelliğimizin temelinde bu mantık yatıyor. Bu arada görünmez olduğunuz zamanlarda bile Alienlar tarafından görülebildiğinizi aklınızdan çıkarmayın. Çünkü görünmez moduna girip askerleri halletmeyi planladığınız bir anda ansızın bir Alien’ın saldırısına uğrayıp, bir anda Predator’ın bile boy ölçüşemeyeceği bir askeri güç ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

Predatorlar da sahip oldukları teknolojiye rağmen genelde fiziksel saldırı uyguluyorlar. Ancak uzaktan saldırı yapabilmemizi sağlayan silahlarımız da elimizde mevcut. Örneğin plasma cannon ile bir Alien’ı ya da askeri parçalarına ayırabilirsiniz. Bu etkili silahın yanında disk, mızrak ve mayınlarda Predator olarak kullanabileceğimiz silahlar arasında yer alıyor.

Predator’ın nimetleri elbette ki bu kadarla da sınırlı değil. Focus modu sayesinde Predator’ımızın uzak mesafedeki yerlere zıplayabilmesini sağlayabiliyoruz ve bu da bize daha rahat hareket etme imkanı ve mekanda çok daha iyi konumlanma olanağı sağlıyor. Örneğin bir grup asker size doğru yaklaşıyor, hemen yüksek bir yere geçin, görünmezlik özelliğinizden faydalanın ve onlara sürpriz bir saldırı düzenleyin. Focus modunun bize sunduğu bir diğer avantajsa uzaktaki düşmanlarımızın üstüne atlayarak onların işini kolayca bitirebilme olanağı. Bu iyi bir özellik ve zor anlarınızda işleri yoluna koymada oldukça işinize yarıyor.

AvP çıkmadan önce yayınlanan trailerlarıyla ve özellikle vaat ettiği şiddet dozuyla oldukça yankı uyandırmıştı. Ve AvP’yi oynadıktan sonra fark ediyoruz ki trailerlarda bizlere sunulan buz dağının üst kısmıymış. Marine senaryosunda nasıl bir şiddet kurgusunun içinde olduğunuzun farkına varamıyorsunuz ancak diğer iki senaryoda düşmanlarınızı öldürdüğünüz anlardaki trophy kill sahneleri oyundaki vahşeti gözler önüne seriyor. Bir askerin omurgasını kafasıyla beraber gövdesinden ayırmak, onu paramparça yapmak ya da korkulu bakışları içerisinde kellesini kemirmek… Oyunda daha birçok bu türden sahne var ve doğrusu bu sahneleri gördükçe ister istemez bu tür fikirlerin arkasında hangi psikolojik sorunlar yaşamış beyinlerin olduğunu da merak ediyorsunuz.

3 farklı senaryo modunu bitirdikten sonra AvP deneyimini sürdürebileceğiniz birçok farklı multiplayer modu sizleri bekliyor. Yazının başında oyunun yenilikçi bir multiplayer anlayışına sahip olduğundan bahsetmiştik. Şimdi o yeniliklerden kısaca bahsedelim.

Klasik online modları olan Death Match ve Team Death Match AvP’de de bizlerle. Infestation modunda bir oyuncu Alien olarak oyuna başlıyor ve asker düşmanlarını Alien’a dönüştürüyor. Predator Hunt modundaysa Predator olan bir oyuncu kendisini yok etmeye çalışan askerlere karşı mücadele veriyor. Bu modlar oldukça zevkli çünkü Rebellion ırkları birbirinden ayırmak yerine bu modlarda onları güçlü ve zayıf yönleriylei bir araya getirerek bize klasiğin ötesinde farklı ve eğlenceli bir deneyim sunuyor. Ayrıca oyunda, önceki oyundan da hatırladığımız öldürebildiğiniz sayıda düşman öldürme türünde bir modda mevcut, Survivor modu. Bu modda siz ve (maksimum) üç arkadaşınız dalga dalga üzerinize gelen Alien saldırılarına karşı direnmeye çalışıyorsunuz.

Devamı: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Oyunun ses efektleri üzerinde oldukça durulmuş. Silah sesleri oldukça gerçekçi duruyor. Diyaloglardaki seslendirmeler ve çevre sesleri de iyi bir düzeyde. AvP’nin grafikleri ise kötü değil, ancak mükemmel olduğunu da söyleyemeyiz. Kaplamalar ve çevre tasarımları oldukça iyi gözüküyor. Özellikle Marine senaryosundaki ışık gölge oyunları sizi oyunun atmosferine kolaylıkla adapte ediyor. Bunun yanında karakter tasarımlarındaki detaylar da AvP’yi diğer oyunlardan ayırıyor.

EKSİLER
Alien senaryosunda her türlü yüzeyde gezinebileceğimizi belirtmiştik. Ancak değişik yüzeylere geçişlerde görüş açınızda meydana gelen değişiklikler bazen başınızı döndürebiliyor. Örneğin tavana atladığınızda dünyanız bir anda ters düz oluyor. Bu oynanışınızı kolaylaştırmak için oyuna dahil edilen bir özellik olsa da, bilhassa başlarda buna alışmak biraz sizi zorlayabilir.

Diğer bir sorunu ise Predator’ın Focus modunda yaşıyorsunuz. Focus modu sayesinde uzak mesafeli sıçrayışlar yapabildiğimizi söylemiştik ancak, istediğimiz her yere değil de daha ziyade yapımcıların bize dayattıkları noktalara sıçrayışlar yapıyor olmamız oyunun akış özgürlüğünü oldukça kısıtlıyor.

AvP maalesef senaryo bakımından ön plana çıkamıyor. Evrendeki sorunların tek sorumlusu insanoğlu bu oyunda da sorunların temel kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Karl Bishop Weyland piramit şeklinde kutsal bir yapı bulur ve bu yapı üzerindeki araştırması sayesinde bir kez daha 3 ırk birbirine girer. Özetin özeti şeklinde oyunun hikayesi bundan ibaret. Zaten anladığım kadarıyla Rebellion’ın amacı da bize etkin bir hikayeden ziyade iyi bir oynanış ve AvP doğasını bizlere yansıtan iyi bir oyun sunmak. Bu yüzden de oyunun senaryosunun bir hayli arka plana itildiğini görüyoruz.

AvP bizlere aksiyon açısından iyi anlar yaşatsa da bu fazla uzun sürmüyor, çünkü 3 senaryo modunu oynayışınıza da bağlı olarak toplamda 6-7 saatte tamamlıyorsunuz. Tabi ortada senaryo adına fazla bir altyapı olmayınca oynanış süresi de bu doğrultuda bir hayli kısalıyor.

SON SÖZLER
Aliens vs Predator başarılı bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle oyunun başlangıç noktasının bir film olduğunu da göz önünde bulundurursak AvP’nin bu başarısı hiç de küçümsenecek bir şey değil. Çünkü piyasadaki film bağlantılı diğer oyunlara baktığımızda çoğunun kalitesiz yapımlar olduğunu görüyoruz. Daha baskın bir senaryo, daha kaliteli grafikler ve uzun bir oynanış ile AvP birinci sınıf bir oyun olabilirdi, ancak şu haliyle de bu sınıfın fazla uzağında kaldığı söylenemez. Elinizde oynayacak bir oyununuz yoksa ve özellikle Aliens ve Predator filmlerinin hayranıysanız bu oyunu oynamanızı öneririm. Güzel oyunlu günler.

Devamı: [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]









Sayfa başına dön Aşağa gitmek
https://www.facebook.com/OmerFurkanTASCI
 
Aliens vs. Predator
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Oyun Dünyası ::   :: Oyun Tanıtımları-
Buraya geçin: